Ramazan’da Beslenme Alışkanlıkları Sağlığınızı Doğrudan Etkileyebilir!
20 Şubat 2026Ramazan ayında uzun süreli açlık ve sıvı alımındaki kısıtlanma; metabolizma, sindirim sistemi ve kan şekeri dengesi üzerinde önemli fizyolojik değişikliklere yol açar. Peki, doğru beslenme tercihleriyle Ramazan’ı sağlık açısından koruyucu bir sürece dönüştürmek mümkün mü?
Ramazan Ayında Oruç ve Metabolik Denge
Ramazan ayında uygulanan oruç, fizyolojik açıdan fasılalı beslenme modeli ile benzerlik göstermektedir. Bu süreçte insülin duyarlılığı, glukoz metabolizması ve lipid profili üzerinde değişiklikler oluşabilir. Ancak bu değişimlerin sağlık açısından olumlu ya da olumsuz olması; öğün içeriği, porsiyon kontrolü ve sıvı alımı ile doğrudan ilişkilidir.
Sağlık Bakanlığı, Ramazan ayında bireylerin mevcut sağlık durumlarını göz önünde bulundurarak dengeli ve düzenli beslenmelerini önermektedir.
Sahur: Gün Boyu Fizyolojik Dayanıklılığın Temeli
Sahur öğününün atlanması, gün içinde kan şekeri düşüklüğü ve metabolik stres riskini artırabilir.
Sahur yapılmaması;
- Özellikle diyabet riski olan bireylerde hipoglisemi riskinde artış,
- Konsantrasyon azalması,
- Uzun süreli açlıkta yeterli protein alımı sağlanmadığında, kas protein yıkımı eğiliminde artış
ile ilişkilendirilmektedir.
Bu nedenle sahurda;
- Yüksek biyolojik değere sahip proteinler (yumurta, süt, yoğurt),
- Düşük glisemik indeksli kompleks karbonhidratlar (tam tahıllar),
- Yeterli posa (lif) içeren besinler birlikte yer almalıdır.
Bu beslenme yaklaşımı, kan şekeri dalgalanmalarının sınırlandırılmasına katkı sağlar.
İftar: Sindirim Sistemini Korumak Mümkün mü?
Uzun süren açlık sonrasında mideye ani ve yüksek hacimli besin yüklenmesi;
- Reflü,
- Şişkinlik,
- Dispeptik yakınmalar gibi sindirim sistemi sorunlarına yol açabilir.
Bu nedenle iftarın;
- Önce su ile açılması,
- Ardından hafif bir çorba,
- Daha sonra ana öğüne geçilmesi önerilmektedir.
Bu kademeli beslenme modeli, sindirim sisteminin fizyolojik adaptasyonunu destekler.
Sıvı Dengesi: En Sık İhmal Edilen Sağlık Unsuru
Ramazan ayında susuzluk hissi, her zaman gerçek sıvı ihtiyacını yansıtmayabilir. Yetersiz sıvı alımı;
- Baş ağrısı,
- Halsizlik,
- Özellikle yetersiz sıvı alımında, böbrek fonksiyonları üzerinde geçici yük oluşturabilir.
Sağlık Bakanlığı; iftar ile sahur arasında düzenli aralıklarla yeterli miktarda su tüketilmesini, kafeinli içeceklerin ise sınırlandırılmasını önermektedir.
Bağırsak Sağlığı ve Lif Tüketimi
Ramazan ayında kabızlık, en sık bildirilen sindirim sistemi şikâyetlerinden biridir. Bunun başlıca nedenleri;
- Azalan sıvı alımı,
- Düşük posa içeren beslenme,
- Öğün düzensizliğidir.
- Sebzeler, kuru baklagiller ve tam tahıllar; bağırsak hareketlerini destekleyerek gastrointestinal konforu artırır.
Ramazan’da Sağlık, Bilinçli Beslenme ile Korunur
Ramazan ayında sağlıklı kalmak; dengeleyici ve bilimsel temelli bir beslenme yaklaşımı gerektirir.
Bu süreçte temel hedefler;
- Metabolik dengeyi korumak,
- Sindirim sistemini zorlamamak,
- Günlük yaşam kalitesini sürdürülebilir kılmaktır.
Kaynaklar
1. T.C. Sağlık Bakanlığı – Ramazan Ayında Sağlıklı Beslenme Önerileri
https://www.saglik.gov.tr/TR-82344/ramazanda-beslenme-onerileri.html